Diller

Genel Bilgi

Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı’nın hedeflediği ilk amaç, öğrencilerin Balkanlardan Büyük Okyanus’a, Kuzey Buz Denizi’nden Tibet'e kadar uzanan yaklaşık on bir milyon kilometre karelik geniş bir alanda kullanılan çağdaş Türk dili alanının lehçelerini, edebiyatlarını, kültürünü, folklorunu, tarihini, sanatını ve bunların gelişimleri ve günümüzdeki kullanımlarını öğrenmeleridir. İkinci olarak öğrencilerin hem kitle iletişim araçları vasıtasıyla hem de yerinde yapacakları uygulamalarla öğrendiklerini pratikte uygulamaya geçirebilecekleri ortamları oluşturabilmektir.

Anabilim dalının kuruluş gerekçesi, bu geniş alan üzerinde bulunan Türk dili konuşurlarının dili, edebiyatı, tarihi, sosyo-kültürel yapıları, uluslar arası ilişkileri konularında disiplinler arası bir anlayış içinde eğitim-öğretim vererek bu sahalarda hizmet edecek alanında uzman, bilgiyi sorgulayan, üretici elemanlar yetiştirmektir. 

Türkçe, günümüzde geniş bir alanda konuşma ve yazı dili olarak kullanılmaktadır. Gerek tarihî akışı içinde dilin kendi doğasından kaynaklanan değişmeler, gerekse coğrafya, farklı sosyo-kültürel çevrelerle ilişki vb. dış faktörlerle Türk dili, bütün dillerde olduğu gibi bir yandan değişip gelişmiş, bir yandan da kollara, diyalektlere ayrılmıştır. 20. yüzyıla gelene kadar Türk dilinin diyalektleri arasındaki farklılıklar çok fazla olmamasına rağmen 20. yüzyılda dış etkenlerin zorlamasıyla belirgin hale gelmiştir. Bu yüzyılda lehçeleri dil haline getirme çalışmalarının başarılı olduğu da söylenebilir. Bugün Türk dili bu geniş alanda yirmi sekizin üzerinde yazı ve konuşma diline sahiptir. Bunların büyük bir kısmı devlet dili, yazı dili, edebî dil konumlarında olmak üzere Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan cumhuriyetlerinde; Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Kabartay-Balkar, Karaçay-Çerkes, Dağıstan, Tuva, Saha (Yakut), Hakas, Altay özerk cumhuriyetlerinde ve değişik özerk bölgelerde konuşulmakta ve yazılmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti’nde özellikle Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan “azınlık millet statüsündeki” Uygur Türklerinin de dil kullanım seviyeleri Sovyet dönemi Türk lehçeleri dil durumuna benzerlik gösterir.

Bütün bunlardan hareketle, Çağdaş Türk Lehçe ve Edebiyatları anabilim dalını kurarak bu geniş alana yayılmış olan Türklerin dillerinin, edebiyatlarının, felsefe, sosyoloji, tarih ve kültürlerinin öğretilmesi ve bu alanlar arasında iletişim kurularak karşılıklı anlaşma, çalışma ve yardımlaşmanın sağlanması, eser üretilmesi ve bu sahalarda çalışacak gerekli bilim adamlarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

* Öğrencileri başarılı bir Türk lehçeleri uzmanlığına hazırlayabilmek için; sosyal bilimlerin bilgi dağarcığını Türk dünyası ile ilgili konulara uygulama ve çözüm bulma becerisi kazandırmak.

* Türk dünyası ve lehçeler ile ilgili konularda yöntem geliştirme ve ulaşılacak sonuçları değerlendirip yorumlama becerisini kazandırmak. Bu amaçla gerekli olan sosyal bilimler program ve donanımlarını kullanabilmelerini sağlamak.

* Türk lehçeleri uzmanı olarak çalışılabilecek kurum ve kuruluşlarda, gerek yönetici ve lider gerekse takım elemanı olarak görevler üstlenmeye hazırlamak. Bu amaçla mesleğinin küresel ve toplumsal boyutlardaki etkilerini, mesleki ve etik sorumlulukları ve kendi bilim alanının sosyal ve kültürel etkilerini kavramasını sağlamak. Güncel bilimsel ve kültürel konulara ilişkin bilgi sahibi olmaları için gerekli olanakları sağlamak.

* Öğrencilerin yaşam boyu sürekli öğrenimin önemini algılamalarını sağlamak amacıyla güçlü bir uzmanlık altyapısı kazandırmak.

* Programa, ülkemizin iyi öğrencilerini cezbeden ve ulusça en üst düzeyde kabul görmüş bir program olma özelliğini kazandırmak ve bu özelliği sürdürmek programın somut amaçları olarak sıralanabilir.

* Programın avantajları ise, günümüz Türkiyesinde Türk dünyasındaki ülkelerle ilişkilerin istenen düzeye ulaşabilmesi için ihtiyaç duyulan alanlarda görev yapabilecek çağdaş Türk lehçeleri ve edebiyatları uzmanlarına/Türkologlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bölümümüzün avantajı da burada ortaya çıkmaktadır. İhtiyaç duyulan bu uzmanlar, Türk dünyası ülkeleri ve halkı arasındaki anlaşma ve ilişkilerin kuvvetlendirilmesi, Türkçenin dünyadaki birçok sektörde sağlam bir yer edinebilmesi, teknoloji dili olması ve teknoloji kullanımında üst seviyelere getirilmesi gibi kültürel, ekonomik ve teknolojik konularda kayda değer görevler üstleneceklerdir. Lisans programının avantajlarından birisi de yaşam boyu öğrenme, öğrenmeyi öğrenme gibi Avrupa Birliği uyum sürecinde yerleşen kavramları desteklemektir. Öğrenmeye ve araştırmaya yöneltmek, grup halinde ve bireysel çalışabilme becerisi kazandırmak ve kişilik gelişimini destekleyen etkinliklerin desteklenmesi de bu avantajları artırmaktadır.

Ülkemiz ve bölgemiz şartları göz önünde bulundurulduğunda bu alanın Türk dünyasının yakınlaşması ve işbirliği imkânlarının kullanılması açısından da destekleyici olduğu bir gerçektir.  Bu açıdan hem bilişim ortamında Türkçenin kullanılmasının sağlanması hem de Türk dünyasındaki ekonomi ve iş ilişkilerinin geliştirilebilmesi ve dünyadaki hareketlere bakıldığında Türk dünyasıyla bağların sağlamlaştırılabilmesi açısından anabilim dalımızda öğrenim gören ve yetişen uzmanların belirleyici rol oynayacağı aşikârdır.

Türkçe